| | Üretsiz Blog oluştur

Photoshop öğrenmek isteyen öğrenciler http://www.sanalkurs.net/

Meslek yüksek okulları 4 yıl oluyor

YÖK, Meslek Yüksek Okullarında reform niteliğinde bir karar aldı. Meslek Yüksek Okullarını 4 yıla çıkarılıyor. Aynı isimle 6 yeni fakültenin açılması da gündemde...

Yükseköğretim Kurulu, 11 Temmuz 2007 tarihli Genel Kurul Toplantısında; Afyon Kocatepe, Batman, Cumhuriyet, Dumlupınar, Düzce, Fırat, Karabük, Karadeniz Teknik, Kırklareli, Kocaeli, Mersin, Muğla, Pamukkale, Sakarya, Selçuk, Süleyman Demirel Üniversiteleri ile Gebze Yüksek Teknoloji Enstitüsü bünyesinde bulunan Teknik Eğitim Fakültelerinin, Uygulamalı Teknik Bilimler Fakültesine dönüştürülmesine, Çankırı Karatekin, Ege, Gaziantep ve Uludağ Üniversiteleri bünyesinde Uygulamalı Teknik Bilimler Fakülteleri kurulmasına, Gazi Üniversitesi ve Marmara Üniversiteleri bünyesinde yer alan Teknik Eğitim Fakültelerinin, meslek liselerinin öğretmen ihtiyacını karşılamak üzere eğitimine devam etmesine ve bu iki üniversitede, Teknik Eğitim Fakültelerinin yanında, Uygulamalı Teknik Bilimler Fakültelerinin kurulmasına karar verdi.

Böylece, 23 üniversitede Uygulamalı Teknik Bilimler Fakültesinin kurulması ve iki üniversitedeki Teknik Eğitim Fakültesinin işlevini sürdürmesi kararlaştırıldı.

Hazırlığı 2 yıldan beri devam eden ve gerekçesi, YÖK tarafından Şubat 2007’de yayımlanan “Türkiye’nin Yükseköğretim Stratejisi” raporunda açıklanan çalışma, meslek lisesi çıkışlılara, alanlarının devamı niteliğinde 4 yıllık lisans programlarında okuma imkanı vereceği gibi, önlisans düzeyinde eğitim yapan MYO çıkışlılara, 2+2 ( lisans tamamlama) fırsatı da getirecek.

Uygulamalı Teknik Bilimler Fakülteleri, iş dünyasının taleplerine uygun nitelikte, lisans düzeyinde eleman yetiştirmek üzere, uygulama ağırlıklı eğitim yapacak.

Halen teknik eğitim fakültesi olarak eğitim yapan kurumların yeni yapıya dönüştürülmeleri ve bunlara ilave olarak, aynı isimle 6 yeni fakültenin açılması, ilgili kararın yasalaşmasından sonra gerçekleşeceği bildirildi.

1. sınıfların zili bu sene de erken çalacak

Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), geçen sene başlattığı ''okula uyum programı'' uygulamasıyla bu sene de okulları erken açacak.

17 Eylül 2007'de başlayacak olan yeni ders yılına 1. sınıfa kayıt yaptıran öğrenciler, yeni eğitim-öğretim yılına 10 Eylül 2007'de başlayacaklar.

Bakanlık bu uygulamayla, çocukların okul korkusunu yenmelerini, okula daha kolay uyum sağlamalarını, öğretmenlerini ve arkadaşlarını tanımalarını amaçlıyor.

Liselerde kayıt sistemi değişiyor

İlköğretim'den sonra ortaöğretimde de kayıt sistemi değişiyor. İlköğretim'den sonra ortaöğretimde de öğrencilerin ‘evine yakın okulda okuması’ için ‘internet’ üzerinden kayıt sistemine geçiliyor.

Önkayıt uygulaması 1 Ağustos'ta büyükşehir statüsündeki 16 ilde, sadece metropol ilçelerde sınavsız öğrenci alan ortaöğretim kurumlarında başlatılacak. Kontenjan fazlası halinde öğrenciler diploma notlarına göre alınacak, kayıtlarda sadece TC kimlik numarası yeterli olacak. Yeni uygulamayla İzmir'de bazı liseler ikili öğretime geçirilecek.

Milli Eğitim Bakanlığı, liselerde kayıt sisteminde değişikliğe gitti. 16 pilot il sınavsız öğrenci alan ortaöğretim kurumlarına elektronik ortamda öğrenci kaydı için belirlendi. Yeni sistemle ilgili olarak Çalışma Takvimi'nde de değişiklik yapıldı. Geçen yıla kadar 15 Ağustos'ta başlayan kayıtlar, yeni uygulamada 1 -30 Ağustos arasında önkayıt olarak gerçekleşecek. Yeni kayıt sistemine İzmir'in yanısıra Adana, Ankara, Antalya, Bursa, Diyarbakır, Erzurum, Eskişehir, Gaziantep, İstanbul, Kayseri, Kocaeli, Konya, Mersin, Sakarya ve Samsun'da geçilecek. Bu uygulamada öğrencilerin, velilerinin ikamet adreslerine en yakın ortaöğretim kurumlarına yerleştirilmesinin esas alındığı belirten bir milli eğitim yetkilisi, “Böylece ortaöğretim kurumlarının eğitim ve öğretim kalitesinin yükseltilmesi, okul kayıt bölgesinin ve öğrenci kontenjan tespitlerinin daha sağlıklı yapılması, veli ve öğrencilerin kendi semtlerindeki okulları benimsemesi, ulaşımda zaman tasarrufunun sağlanması, öğrencilerin sosyal, kültürel ve sportif aktivitelere daha fazla zaman ayırması amaçlandı” dedi.

1 Ağustos'ta başlayıp 30 Ağustos'a kadar sürecek önkayıtlar için velinin evine en yakın olan, sınavsız öğrenci alan düz lise ya da meslek lisesine çocuğunun TC kimlik numarasıyla başvurması gerektiğini belirten yetkili, yeni sistemle ilgili şu bilgileri verdi:
“TC kimlik numarası önkayıt için yeterli. Ancak velinin adrese dayalı hüfus bilgilerinin bulunması gerekiyor. Öncelikle adaylar hem genel liseye hem meslek lisesine kayıt yaptıramayacak. Öğrenciler genel lise tercih ediyorsa; adreslerine en yakın olana önkayıt yaptıracak. O okulun kayıt alanında oturuyorsa öğrenci o okula kaydedilecek. Eğer kontenjandan fazla başvuru olursa öğrenciler diploma not ortalamasına göre sıralandırılacak. Kontenjan fazlası evine en yakın bir başka okula verilecek. Öğrenci meslek lisesi için 10 tercih kullanabilecek. Meslek liseleri için bölge sınırlaması yok. Öğrencilerin meslek liselerine yönlendirilmesi, akademik başarısı yüksek olmayan öğrencinin genel liselerde zaman kaybetmeyip mesleğe yönelmesi isteniyor. En geç 5 Eylül'de öğrenci yerleştirme komisyonları kayıt listelerini tamamlayıp ilan edecek. İlan edilen listelere göre kesin kayıt işlemleri ilgili okul müdürlüklerince 6-14 Eylül tarihleri arasında gerçekleştirilecek. Ortaöğretim kurumlarında başvuruların yoğunluğuna göre ikili öğretim planlanacak. İzmir'de halen tekli öğretim yapan ancak kayıt alan bölgesinde çok fazla öğrenci bulunan bazı liseler çift öğretime geçirilecek.”

Hürriyet

İŞTE DÜNYAYNIN GERÇEK RENGİ

Amerikan Uzay ve Havacılık Dairesi (NASA), Dünya'nın ''gerçek renkler''e sahip en detaylı fotoğrafını yayınladı.

Bilim adamları ve grafikerler, uydudan gelen fotoğrafları kullanarak yaptıkları aylar süren çalışmada; karalar, okyanuslar, buz tabakaları ve bulutlara dair kareleri birleştirdi ve yeryüzünün her kilometrekaresinin "gerçek renkler"den oluşan görüntüsünü elde etti.

Görüntüye dair fotoğrafların büyük bölümü, 2002 yılından bu yana Dünya'nın 700 kilometre yukarısında uçan NASA'nın Terra uydusunun MODIS ünitesi tarafından çekildi.

r_20070802105156_dunya 

KÜRESEL ISINMA YİNE FELAKETE NEDEN OLDU

Küresel Isınma Kasırgaları Artırdı

Küresel ısınmanın Atlantik Okyanusu’ndaki kasırgaların sayısının iki kat artmasına neden olduğu ortaya çıktı.
31.07.2007
 




ABD’deki Ulusal Atmosferik Araştırmalar Merkezinden Greg Holland ve Teknoloji Enstitüsünden Peter Webster, Atlantik’te bir yılda meydana gelen ortalama tropikal fırtına ve kasırga sayısında önemli artışın görüldüğü 1900 yılından başlayarak 3 dönemi inceledi.

Araştırma, 1900-1930 döneminde 6 kasırganın meydana geldiğini, 1930-1940 döneminde yıllık ortalama kasırga sayısının 10’a, 1995-2005’teki dönemde ise bu sayının 15’e çıktığını gösterdi.

Araştırmacılar ayrıca, fırtına sayısı ve okyanus yüzeyindeki suların sıcaklığındaki artış arasında önemli bir bağlantı olduğunu ifade etti.

Araştırmaya göre son 100 yılda deniz suyu sıcaklığı yaklaşık 0,7 derece arttı. ABD’de yapılan ve geçen yıl açıklanan araştırmalar, kasırgaların yoğunluğu ile karbondioksit gibi sera etkisine yol açan gazların toplanmasına bağlı olarak atmosferin ısınması arasında yakın bir bağlantı bulunduğunu ortaya koymuştu.
(ntvmsnbc)

İNSANDAN ELEKTRİK ÜRETİLEBİLİR Mİ?

İnsandan Elektrik Üretilecek

Bilim adamları, tren istasyonları, disko gibi kalabalıkların bulunduğu yerlerde insanların hareketlerini elektriğe çevirmenin yollarını arıyor
02.08.2007
 




Enerji açığı için çeşitli formüller arayan bilim adamlarının son buluşu insan hareketinden elektrik üretimi. Amerikan Massachussetts Teknoloji Enstitüsü`nden (MIT) bilim adamlarının projesinin adı "Kalabalık Çiftliği". Amaç, tren istasyonları, gece kulüpleri gibi büyük kalabalıkların bulunduğu yerlerde yürüyen veya dans eden insanların hareketlerini elektrik enerjisine çevirmek. Ancak projenin pratik olarak hayata geçirilmesinin şimdiki teknolojik imkânlarla pahalı olduğu söyleniyor.
(milliyet)

KİRLİLİK=SİS TABAKASI=KÜRESEL ISINMA

r_20070804104453_dunya2

Kirlilik=Sis Tabakası=Küresel Isınma

Hint Okyanusu üzerinde kirliliğin yol açtığı sis tabakası Güney Asya’da küresel ısınmayı artırıyor.
03.08.2007
 




Nature dergisinde yayımlanan bir araştırmaya göre, San Diego Üniversitesi Okyanusbilim Enstitüsünden araştırmacılar, her kış Hint Okyanusu üzerinde oluşan ve kentsel, endüstriyel veya tarımsal kirliliklerden kaynaklanan mikroskobik taneciklerden meydana gelen dev ‘kara örtüyü’ incelemek amacıyla pilotsuz uçan üç minyatür uçak kullandı.

Sis tabakasında değişik irtifalarda 18 gözlem ve ölçüm görevi yapan bu uçaklardan elde edilen verileri dijital modellerle inceleyen araştırmacılar, sis tabakasının, atmosferde güneşten kaynaklanan ısınmayı yaklaşık yüzde 50 oranında artırdığı, bu kara örtü içindeki is taneciklerinin güneş ışığını emme eğilimi bulunduğu sonucuna vardılar.
(ntvmsnbc)

ANLAMA GÜCÜNÜN GELİŞTİRİLMESİ

Öğrenmek, anlamak demektir. Anlama gücünün geliştirilmesi için konunun dikkatle okunması, öğrenilenlerin eski bilgiler ile benzerlik ve bağıntısının kurulması, örneklere dikkat edilmesi, okunulan konunun ana fikrinin ortaya çıkarılması hususları üzerinde durulması gerekir. Not : Aşağıdaki başlıklar ayrıca sayfanın yanında kutu içinde yer alsın Bütün, Parça-Bütün Yöntemi A. İnceleme, B. Sorular oluşturma, C. Okuma, D. Hatırlama ve özetleme, E. Tekrarlama. Bütün, Parça-Bütün Yöntemi A. İnceleme, B. Sorular oluşturma, C. Okuma, D. Hatırlama ve özetleme, E. Tekrarlama.

A. İnceleme:

Bir kitabın veya yazının incelenmesi o kitap hakkında genel bir bilgi sahibi olmak demektir. Bu da kitabın adının, yazarının, basıldığı yılın, kapağındaki tanıtıcı yazıların önsözü ile içindekilerin ve ana başlıkların genel olarak gözden geçirilmesi ile mümkün olur. Eğer kitabın devamından yararlanılmak isteniyor ise o zaman daha ayrıntılı bir inceleme yapılmalıdır.

B. Sorular oluşturma:

Her kitabı veya yazıyı bir takım sorulara cevap bulmak için okumak gerekir. Bu nedenle okumaya geçmeden önce, yapılan incelemeden de yararlanılarak söz konusu kaynaktan cevaplan bulunabilecek sorular belirlenmelidir. Bu sorular okuyucuyu daha dikkatli okumaya yöneltecektir.

C. Okuma:

Bir ders kitabını ya da düşündürücü bir eseri okurken beyin güçlerini konuya yöneltmek gerekir. Okuduğunu anlamadaki başarı iyi ve hızlı okuyabilmeye bağlıdır. Okuma sırasında niçin, nasıl, nerede, ne zaman, kim gibi sorular okuyanın kafasında merak uyandırmalıdır. Özelden genele doğru gitmede kitabın her bölümünün ve sonuçta tümünün ana düşüncesini bulmak gerekir. Ele alınan konunun veya yazının en az iki defa okunması anlamanın ön şartıdır.

İlk okumada kitap ya da yazıdaki ana ve yan düşünceleri tespit etmek gerekir. Bu sırada not çıkarma ve satırların altını çizme gibi işlemler yapılmamalıdır. İkinci okumada ise; ana ve yan düşünceler kesin olarak belirlenmeli ve satır altlan çizilmelidir.

a. İyi okumak: Bütün parça-bütün yöntemindeki çalışmaları yerine getirmek iyi okumak demektir.

b. Hızlı okumak: İyi ve etkili okuma deyince, okuduğunu anlamak ve hızlı okumak akla gelir. Ancak hızlı okumayı engelleyen faktörler vardır.

  1. Kavrama uzaklığının ve kesintilerinin kısa oluşu; bazı kişiler bir yazıyı okurken bir veya daha çok kelimeyi kavrayabilirken bazıları tüm satırı kavrayabilmektedir. Buna kavrama uzaklığı denir.
  2. Sık sık geriye dönüş; kavrama uzaklığı ne kadar uzak olursa geriye dönüşler o oranda çoğalır ve zaman kaybına neden olur.
  3. Sessiz okuma alışkanlığının kazanılmış olmasıdır.

Okuma hızının geliştirilmesi için; gözlerin kusursuz olması ya da göz kusurlarının giderilmiş olması, sözcük dağarcığını zenginleştirmek, çok okumak, sözlük ve ansiklopedi gibi kaynak kitaplardan yararlanmayı alışkanlık haline getirmek, yeni, yabancı ve teknik sözcükleri not etmek ve bunları günlük konuşmalarda ve yazılarda kullanmaya çalışmak gereklidir.

Okumayı geliştirmede ön şart iyi ve sürekli okuma alışkanlığı edinmek, günde en az 15-20 dakikalık bir zamanı okumaya ayırmaktır. Okumayı daha iyiye götürmek için okuldaki Türkçe ve Edebiyat öğretmenleri ile işbirliği yapılabilir.

D. Hatırlama-Özetleme:

Okuduklarını yeniden gözden geçirmeyen hatırlamaya çalışmayanlar, öğrendiklerinin yarısını kitabı bıraktıktan bir süre sonra unutmaktadırlar. Bu nedenle öğrendiklerimizi unutmamak için düzenli bir çaba göstermek zorundayız.

Gözden geçirme ve hatırlama çalışmalarınızı parça parça yürütmelisiniz. Her başlık altındaki parçayı dikkatle okuduktan sonra durunuz, okuduklarınızı hatırlamaya çalışınız. Eğer zamanınız sınırlı ise konunun ana çizgilerini belirlemekle yetinebilirsiniz.

Okuduğunuz yere bakmadan o parçayı başarı ile özetleyebilirseniz o parçayı anlamışsınız demektir.

Özetleme: Bu konuda dikkat edilmesi gereken en önemli nokta okunulan yazının özünü yakalamak ve bunu okunan yazıya bakmadan kendi sözcükleriniz ile oluşturacağınız cümleler ile okunaklı ve kısaca yazabilmektir.

En kolay özetleme paragraf paragraf yapılan özetlemedir. İkincisi paragraf kümelerinin özetlenmesidir. Üçüncüsü bölümlerin özetlenmesidir. En son aşama ise yazının tümünün özetlenmesidir.

Özet çıkarırken yazıdaki planı bozmamaya, yazının amacını yitirmemeye, ana düşüncesini ve onu destekleyen yardımcı düşünceleri belirtmeye ve yazıdaki anlamı korumaya çalışılmalıdır.

E. Tekrarlama:

Bu aşamada, okuyup öğrendiklerinizin doğru olup olmadığını denetlemiş ve doğru olanları pekiştirmiş olacaksınız. Doğrulama amacı ile yapacağınız ilk iş, okuduğunuz kitap ya da yazının genel yapısını incelemektir. İkinci işiniz kitap ya da yazı ile ilgili olarak oluşturduğunuz soruların tümünü cevaplayıp, cevaplayamadığınızı yoklamaktır. Cevaplanması gereken yeni sorular ortaya çıkmışsa, onları da cevaplamış olmalısınız. Üçüncü işiniz ise kitap ya da yazıyı yeniden okumak ve notlarımızdaki eksiklikleri tamamlamaktır.

Not alma:

a. Öğretmenin anlattıklarından özellikle ders kitabında bulunmayan açıklamanın,

b. Bir konferansçının anlamlı bulunan düşüncelerinin,

c. Okunan kitap ya da yazıda ilginç bulunan düşüncelerin,

d. Bir gezide ilginizi çeken özelliklerin,

e. Herhangi bir anda akla gelen ilginç görüşlerin kısa sözlerle yazılması, not alma olarak tanımlanabilir.

Yararları:

noktada

a. Konuyu kısaltarak not tuttuğunuz için ifade yeteneğiniz gelişir.

b. Öğrenilenler zamanla unutulsa bile bu konu ile ilgili notları okumakla konuyu hemen hatırlarsınız.

c. Not tutma anında dikkat devamlı olarak bir toplandığından bilgi ve fikirler kolayca zihninize yerleşir.

d. Tertip ve düzenleme yeteneklerinizi arttırır. e. Sizi sürekli olarak etkin, uyanık ve gelişmeye açık tutar.

Not almada dikkat edilecek noktalar:

  1. Not almaya başlarken tarih koyunuz.
  2. Not tutarken belli bir plana göre hareket edilmelidir. Plan ve taslak, notların düzenli olarak yazılmasına yardım eder. Bir konuyu bölüm ve kısımlara ayırarak not alınız.
  3. Notlar kısa ve özlü fikirleri kapsamalıdır.
  4. Notlar kendi ifadelerinizle yazılmalıdır.
  5. Notları yazarken düzenli ve okunaklı bir ifade kullanılmalıdır.

MESLEK LİSELERİNE KAYITLAR İNTERNET ÜZERİNDEN YAPILACAK Liselerine Kayıtlar İnternet Üzerinden Yapılacak

2007-2008 öğretim yılında meslek lisesinde okumak isteyen, Büyükşehir statüsündeki 16 ilden herhangi birinde, metropol ilçede ikamet eden öğrenciler meslek lisesi tercihi yapacaktır. Projenin uygulanacağı iller: ADANA, ANKARA, ANTALYA, BURSA, DİYARBAKIR, ERZURUM, ESKİŞEHİR, GAZİANTEP, İSTANBUL, İZMİR, KAYSERİ, KOCAELİ, KONYA, MERSİN, SAKARYA ve SAMSUN dur.

Kayıtlar 1-31 Ağustos 2007 tarihleri arasında http://e-okul.meb.gov.tr adresinden Meslek Liseleri (9.Sınıf) Tercih Başvurusu linkine tıklamak suretiyle yapılacaktır.

Yerleştirme sonuçları 5 Eylül 2007 tarihinde ilan edilecektir.

OKS'DE 27 BİN KİŞİ SIFIR ÇEKTİ

:cry: Çelik, Bakanlık Başöğretmen Salonu'nda, OKS sonuçlarıyla ilgili basın toplantısı düzenledi.Bakan Çelik'in verdiği bilgilere göre, sınava 824 bin 676 kişi başvurdu. Sınava 818 bin 359 öğrenci girdi. Bu öğrencilerden 791 bin 82'sinin puanı hesaplanmaya değer bulundu. 27 bin 277 kişinin puanları ham puan barajını aşamadığı için hesaplanmadı. Bakan Çelik, yanlış sorular doğru soruları götürdükten sonra 27 bin 277 öğrencinin puanının 0.5 ve altına düştüğü için hesaplanmaya değer bulunmadığını bildirdi. Çelik, geçen sene bu rakamın 71 bin 54 olduğunu ifade etti.

Çelik, Türkçe-Matematik puan türünden 160 puan barajını geçemeyen öğrenci sayısının 59 bin 537 olduğunu, bu puan türünden 731 bin 545 öğrencinin tercih yapabileceğini bildirdi. Bakan Çelik'in verdiği bilgilere göre, Matematik-Fen puan türünde 47 bin 269 öğrenci barajı geçemedi. Bu puan türünde 743 bin 813 öğrenci tercih yapacak.

136 öğrencinin sınavı, kopya çektikleri tespit edildiği için iptal edildi. Puan hesaplamasında kullanılan çan eğrisi yöntemine göre, 160-300 arasında puan alan öğrenci sayısı 569 bin 47 oldu. Çelik'in verdiği bilgilere göre, TM puan türünde başarı sıralamasına göre, Türkiye birincisi olan il, geçen yıl ikinci olan Burdur oldu. Bu

puan türünde Burdur'u, Kırşehir, Eskişehir, Nevşehir, Edirne, Çanakkale, Yalova, Ankara, Isparta ve Bayburt oldu.


MF puanına göre illerin başarı sıralamasında ise Burdur yine birinci il oldu. Burdur'u sırasıyla Edirne, Eskişehir, Kırşehir, Çanakkale, Nevşehir, Ankara, Isparta, Yalova ve Balıkesir izledi. Bakan Çelik, MF ve TM puan türlerinde birinci olan Fatih Özkan'ın değerlendirmeye alınan 99 sorunun tümünü yaparak 500 tam puan aldığını bildirdi.

Sınav sonuçları Milli Eğitim Bakanlığının http://meb.gov.tr adresli internet sitesinden duyuruluyor.